» 4 / Nisâ  8:

Kuran Sırası: 4
İniş Sırası: 92
Nisa Suresi = Kadinlar Suresi
Pek çok ayetinde kadinlarin haklarindan bahsedildigi için bu adi almistir.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176

"Kuran okuduğun zaman, taşlanmış şeytandan ALLAH'a sığın!"
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِذَا (WÎZ̃E) = ve iƶā : ne zaman
2. حَضَرَ (ḪŽR) = HaDera : hazır bulunursa
3. الْقِسْمَةَ (ELGSMT) = l-ḳismete : (miras) taksim(in)de
4. أُولُو (ÊWLW) = ūlū :
5. الْقُرْبَىٰ (ELGRB) = l-ḳurbā : akrabalar
6. وَالْيَتَامَىٰ (WELYTEM) = velyetāmā : ve öksüzler
7. وَالْمَسَاكِينُ (WELMSEKYN) = velmesākīnu : ve yoksullar
8. فَارْزُقُوهُمْ (FERZGWHM) = ferzuḳūhum : onları rızıklandırın
9. مِنْهُ (MNH) = minhu : ondan
10. وَقُولُوا (WGWLWE) = ve ḳūlū : ve söyleyin
11. لَهُمْ (LHM) = lehum : onlara
12. قَوْلًا (GWLE) = ḳavlen : söz
13. مَعْرُوفًا (MARWFE) = meǎ'rūfen : güzel
ne zaman | hazır bulunursa | (miras) taksim(in)de | | akrabalar | ve öksüzler | ve yoksullar | onları rızıklandırın | ondan | ve söyleyin | onlara | söz | güzel |

[] [ḪŽR] [GSM] [EWL] [GRB] [YTM] [SKN] [RZG] [] [GWL] [] [GWL] [ARF]
WÎZ̃E ḪŽR ELGSMT ÊWLW ELGRB WELYTEM WELMSEKYN FERZGWHM MNH WGWLWE LHM GWLE MARWFE

ve iƶā HaDera l-ḳismete ūlū l-ḳurbā velyetāmā velmesākīnu ferzuḳūhum minhu ve ḳūlū lehum ḳavlen meǎ'rūfen
وإذا حضر القسمة أولو القربى واليتامى والمساكين فارزقوهم منه وقولوا لهم قولا معروفا

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | WÎZ̃E ve iƶā ne zaman And when
حضر ح ض ر | ḪŽR ḪŽR HaDera hazır bulunursa present
القسمة ق س م | GSM ELGSMT l-ḳismete (miras) taksim(in)de (at) the (time of) division
أولو ا و ل | EWL ÊWLW ūlū (of)
القربى ق ر ب | GRB ELGRB l-ḳurbā akrabalar the relatives
واليتامى ي ت م | YTM WELYTEM velyetāmā ve öksüzler and the orphans
والمساكين س ك ن | SKN WELMSEKYN velmesākīnu ve yoksullar and the poor,
فارزقوهم ر ز ق | RZG FERZGWHM ferzuḳūhum onları rızıklandırın then provide them
منه | MNH minhu ondan from it
وقولوا ق و ل | GWL WGWLWE ve ḳūlū ve söyleyin and speak
لهم | LHM lehum onlara to them
قولا ق و ل | GWL GWLE ḳavlen söz words
معروفا ع ر ف | ARF MARWFE meǎ'rūfen güzel (of) kindness.

4:8 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ne zaman | hazır bulunursa | (miras) taksim(in)de | | akrabalar | ve öksüzler | ve yoksullar | onları rızıklandırın | ondan | ve söyleyin | onlara | söz | güzel |

[] [ḪŽR] [GSM] [EWL] [GRB] [YTM] [SKN] [RZG] [] [GWL] [] [GWL] [ARF]
WÎZ̃E ḪŽR ELGSMT ÊWLW ELGRB WELYTEM WELMSEKYN FERZGWHM MNH WGWLWE LHM GWLE MARWFE

ve iƶā HaDera l-ḳismete ūlū l-ḳurbā velyetāmā velmesākīnu ferzuḳūhum minhu ve ḳūlū lehum ḳavlen meǎ'rūfen
وإذا حضر القسمة أولو القربى واليتامى والمساكين فارزقوهم منه وقولوا لهم قولا معروفا

[] [ح ض ر] [ق س م] [ا و ل] [ق ر ب] [ي ت م] [س ك ن] [ر ز ق] [] [ق و ل] [] [ق و ل] [ع ر ف]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | WÎZ̃E ve iƶā ne zaman And when
Vav,,Zel,Elif,
6,,700,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الواو استئنافية
ظرف زمان
حضر ح ض ر | ḪŽR ḪŽR HaDera hazır bulunursa present
Ha,Dad,Re,
8,800,200,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
القسمة ق س م | GSM ELGSMT l-ḳismete (miras) taksim(in)de (at) the (time of) division
Elif,Lam,Gaf,Sin,Mim,Te merbuta,
1,30,100,60,40,400,
N – accusative feminine noun
اسم منصوب
أولو ا و ل | EWL ÊWLW ūlū (of)
,Vav,Lam,Vav,
,6,30,6,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
القربى ق ر ب | GRB ELGRB l-ḳurbā akrabalar the relatives
Elif,Lam,Gaf,Re,Be,,
1,30,100,200,2,,
N – genitive feminine noun
اسم مجرور
واليتامى ي ت م | YTM WELYTEM velyetāmā ve öksüzler and the orphans
Vav,Elif,Lam,Ye,Te,Elif,Mim,,
6,1,30,10,400,1,40,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive plural noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
والمساكين س ك ن | SKN WELMSEKYN velmesākīnu ve yoksullar and the poor,
Vav,Elif,Lam,Mim,Sin,Elif,Kef,Ye,Nun,
6,1,30,40,60,1,20,10,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine plural noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
فارزقوهم ر ز ق | RZG FERZGWHM ferzuḳūhum onları rızıklandırın then provide them
Fe,Elif,Re,Ze,Gaf,Vav,He,Mim,
80,1,200,7,100,6,5,40,
RSLT – prefixed result particle
V – 2nd person masculine plural imperative verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الفاء واقعة في جواب الشرط
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
منه | MNH minhu ondan from it
Mim,Nun,He,
40,50,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
وقولوا ق و ل | GWL WGWLWE ve ḳūlū ve söyleyin and speak
Vav,Gaf,Vav,Lam,Vav,Elif,
6,100,6,30,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine plural imperative verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
لهم | LHM lehum onlara to them
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
قولا ق و ل | GWL GWLE ḳavlen söz words
Gaf,Vav,Lam,Elif,
100,6,30,1,
N – accusative masculine indefinite verbal noun
اسم منصوب
معروفا ع ر ف | ARF MARWFE meǎ'rūfen güzel (of) kindness.
Mim,Ayn,Re,Vav,Fe,Elif,
40,70,200,6,80,1,
ADJ – accusative masculine indefinite passive participle
صفة منصوبة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ne zaman | حَضَرَ: hazır bulunursa | الْقِسْمَةَ: (miras) taksim(in)de | أُولُو: | الْقُرْبَىٰ: akrabalar | وَالْيَتَامَىٰ: ve öksüzler | وَالْمَسَاكِينُ: ve yoksullar | فَارْزُقُوهُمْ: onları rızıklandırın | مِنْهُ: ondan | وَقُولُوا: ve söyleyin | لَهُمْ: onlara | قَوْلًا: söz | مَعْرُوفًا: güzel |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃E ne zaman | حضر ḪŽR hazır bulunursa | القسمة ELGSMT (miras) taksim(in)de | أولو ÊWLW | القربى ELGRB akrabalar | واليتامى WELYTEM ve öksüzler | والمساكين WELMSEKYN ve yoksullar | فارزقوهم FERZGWHM onları rızıklandırın | منه MNH ondan | وقولوا WGWLWE ve söyleyin | لهم LHM onlara | قولا GWLE söz | معروفا MARWFE güzel |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ne zaman | HaDera: hazır bulunursa | l-ḳismete: (miras) taksim(in)de | ūlū: | l-ḳurbā: akrabalar | velyetāmā: ve öksüzler | velmesākīnu: ve yoksullar | ferzuḳūhum: onları rızıklandırın | minhu: ondan | ve ḳūlū: ve söyleyin | lehum: onlara | ḳavlen: söz | meǎ'rūfen: güzel |
Kırık Meal (Transcript) : |WÎZ̃E: ne zaman | ḪŽR: hazır bulunursa | ELGSMT: (miras) taksim(in)de | ÊWLW: | ELGRB: akrabalar | WELYTEM: ve öksüzler | WELMSEKYN: ve yoksullar | FERZGWHM: onları rızıklandırın | MNH: ondan | WGWLWE: ve söyleyin | LHM: onlara | GWLE: söz | MARWFE: güzel |
Abdulbaki Gölpınarlı : Mîras taksim edilirken yakınlar, yetimler, yoksullar bulunursa o maldan onları da rızıklandırın ve kendilerine güzel sözler söyleyin.
Adem Uğur : (Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa bundan, onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.
Ahmed Hulusi : Mirasın paylaştırılması sırasında (miras hakkı bulunmayan) akrabalar, yetimler ve yoksullar da orada bulunuyorlarsa, onlara da az bir şey verip gönüllerini hoş edin.
Ahmet Tekin : Paylaşma sırasında, mirastan payı olmayan akrabalar, öksüzler, dullar, çevresi, çaresi olmayan yoksullar, hazır bulunurlarsa, onların da geçimlerine, giyim kuşamlarına yardımcı olun, onlara İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun güzel sözler söyleyin.
Ahmet Varol : Paylaştırma anında yakınlar, yetimler ve düşkünler bulunurlarsa onlara da ondan bir şeyler verin ve kendilerine güzel sözler söyleyin. [1]
Ali Bulaç : (Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar, yetimler ve yoksullar da hazır olursa, onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.
Ali Fikri Yavuz : Ölünün terikesi (mirası) bölünürken vereseden olmayıp ölüye yakınlığı bulunanlar, yetimler ve yoksullar hazır bulunurlarsa, gönüllerini almak için, o bölünen maldan kendilerine bir şey verin ve onlara güzel söz söyleyin.
Bekir Sadak : Taksimde, yakinlar, yetimler ve duskunler bulunursa, ondan onlara da verin, guzel sozler soyleyin.
Celal Yıldırım : Mîras taksiminde (mirasçı olmayan) hısımlar, öksüzler ve yoksullar hazır bulunursa, azık olacak ölçüde onlara da bir şey verin ve güzel söz söyleyin (kırıcı, incitici olmayın).
Diyanet İşleri : Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
Diyanet İşleri (eski) : Taksimde, yakınlar, yetimler ve düşkünler bulunursa, ondan onlara da verin, güzel sözler söyleyin.
Diyanet Vakfi : (Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa bundan, onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.
Edip Yüksel : Miras bölüşümünde, akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa güzel sözler söyleyerek onlara da verin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Paylaşma sırasında akrabalar, öksüzler, yoksullar hazır bulunurlarsa, onlara da bir şey verin ve onlara güzelce sözler söyleyerek gönüllerini alın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Miras taksimi yapılırken uzak akraba, yetimler ve yoksullar da orada hazır bulunuyorlarsa, hem onlara ondan bir miktar verin, hem de gönül alıcı sözler söyleyin.
Elmalılı Hamdi Yazır : miras taksim olunurken uzak karabeti bulunanlar ve yetimler, miskinler de hazır bulunuyorlarsa hem kendilerine ondan biraz bir şey verin hem de gönüllerini alacak sözler söyleyin
Fizilal-il Kuran : Eğer miras bölüşümü sırasında pay sahibi olmayan uzak akrabalar, yetimler ve yoksullar hazır bulunursa onlara da bir şeyler veriniz ve kendilerine gönül alıcı sözler söyleyiniz.
Gültekin Onan : (Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar, yetimler ve yoksullar da hazır olursa, onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.
Hakkı Yılmaz : Miras bölüşülmesine yakınlar, yetimler ve miskinler hazır bulunduğu zaman da onları ondan rızıklandırın ve onlara örfe uygun/ herkesçe iyi olduğu kabul edilen söz söyleyin.
Hasan Basri Çantay : Miras taksîm olunurken (mirascı olmayan) hısımlar, yetîmler, yoksullar da hazır bulunursa kendilerini ondan (bir şey vererek) rızıklandırın, (gönüllerini alarak) güzel sözler de söyleyin.
Hayrat Neşriyat : Mîras taksîm olunurken (vâris olmayan) akrabâlar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa, bundan onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin!
İbni Kesir : Miras taksim olunurken; yakınlar, yetimler ve miskinler de hazır bulunursa, onları da rızıklandırın. Hem de güzel söz söyleyin.
İskender Evrenosoğlu : Ve miras taksiminde, (miras düşmeyen uzak) akrabalar, yetimler ve yoksullar orada hazır bulunursa, o taktirde onları, ondan (mirastan) rızıklandırınız ve onlara güzel söz söyleyiniz.
Muhammed Esed : (Mirasın) bölüştürülmesi sırasında (öteki) akrabalar, yetimler ve muhtaçlar hazır bulunduklarında, onlara geçinmeleri için bir kısmını ayırın ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.
Ömer Nasuhi Bilmen : Tereke taksim edilirken uzak karabet sahipleriyle yetimler ve yoksullar da hazır bulunurlarsa ondan onları da rızıklandırınız ve onlara güzel sözler de söyleyiniz.
Ömer Öngüt : Miras taksiminde (mirasta hissesi olmayan) akrabalar, yetimler ve yoksullar hazır bulunursa, onları da bundan rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.
Şaban Piriş : Akrabalar, yetimler ve yoksullar, taksim sırasında yanınızda olursa onlara da ondan bir şeyler verin ve onlara güzel söz söyleyin.
Suat Yıldırım : Miras taksim edilirken varis olmayan akrabalar, yetimler, fakirler de orada bulunuyorlarsa, onlara da bir şey verin ve gönüllerini alacak tatlı sözler de söyleyin.
Süleyman Ateş : (Mirâs düşmeyen) Akrabâlar, öksüzler, yoksullar da (mirâs) taksim(in)de hazır bulunursa bir şeyler vererek onları da ondan rızıklandırın (gönüllerini hoş edin) ve onlara güzel söz söyleyin.
Tefhim-ul Kuran : (Mirası) Bölüşme sırasında yakınlar; yetimler ve yoksullar da hazır olursa, onları ondan rızıklandırın ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.
Ümit Şimşek : Mirasın taksimi sırasında, vâris olmayan akraba, yetim ve yoksullar da orada bulunacak olursa, onlara da terekeden birşeyler verin ve gönül alıcı söz söyleyin.
Yaşar Nuri Öztürk : Mirasın paylaştırılmasında hısım-akraba, yetimler, yoksul ve çaresizler de hazır bulunurlarsa, ondan onları da rızıklandırın ve onlara güzel ve hoş bir söz de söyleyin.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}