"N – genitive feminine indefinite noun → Silver" اسم مجرور
قدروها
ق د ر | GD̃R
GD̃RWHE
ḳadderūhā
onları takdir etmişlerdir
They will determine its
Gaf,Dal,Re,Vav,He,Elif, 100,4,200,6,5,1,
V – 3rd person masculine plural (form II) perfect verb PRON – subject pronoun PRON – 3rd person feminine singular object pronoun فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل و«ها» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
تقديرا
ق د ر | GD̃R
TGD̃YRE
teḳdīran
istedikleri ölçüde
measure.
Te,Gaf,Dal,Ye,Re,Elif, 400,100,4,10,200,1,
N – accusative masculine indefinite (form II) verbal noun اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَوَارِيرَ: billurlar ki | مِنْ: -ten | فِضَّةٍ: gümüş- | قَدَّرُوهَا: onları takdir etmişlerdir | تَقْدِيرًا: istedikleri ölçüde |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قوارير GWERYRbillurlar ki | من MN-ten | فضة FŽTgümüş- | قدروها GD̃RWHEonları takdir etmişlerdir | تقديرا TGD̃YREistedikleri ölçüde |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳavārīra: billurlar ki | min: -ten | fiDDetin: gümüş- | ḳadderūhā: onları takdir etmişlerdir | teḳdīran: istedikleri ölçüde |
Kırık Meal (Transcript) : |GWERYR: billurlar ki | MN: -ten | FŽT: gümüş- | GD̃RWHE: onları takdir etmişlerdir | TGD̃YRE: istedikleri ölçüde |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öylesine sırça ki incecik gümüşten ve hepsini de içecekleri miktara, susuzluklarına göre ölçmüşlerdir âdetâ.
Adem Uğur : Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir.
Ahmed Hulusi : Miktarlarını kendilerinin takdir ettiği gümüşten billur kadehlerdir!
Ahmet Tekin : Tasavvur ettikleri biçimde ve büyüklükte, hayal ettikleri dolulukta, gümüşten sırça taslar, billur kâseler dolaştırılır.
Ahmet Varol : Gümüşten kaseler ki ölçülerini (hizmetçiler) belirlemişlerdir.
Ali Bulaç : Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
Ali Fikri Yavuz : Gümüşten billûrlar ki, (ehli cennet) onları türlü türlü biçime koymuşlardır.
Celal Yıldırım : Gümüşten (işlemeli) billurları belli ölçülere göre takdîr etmişlerdir.
Diyanet İşleri : Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
Diyanet İşleri (eski) : Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar.
Diyanet Vakfi : (15-16) Yanlarında, gümüş kaplar ve billûr kâselerle, gümüş beyazlığında (billûr gibi) şeffaf kupalarla dolaşılır ki, sâkiler bunu (cennet şarabını) ölçüsünce tayin ve takdir ederler.
Edip Yüksel : Gümüşten yapılmış şeffaf bardaklar... Onları tam olarak haketmişlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : gümüşten billurlar (ki hizmetçiler) onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Gümüşten billûrlar, onları türlü türlü biçime koymuşlardır
Fizilal-il Kuran : Bu gümüşten saydam kadehlerin büyüklükleri ihtiyaçlarına göre belirlenmiştir.
Gültekin Onan : Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
Hakkı Yılmaz : (5-22) "Şüphesiz, “iyi adamlar”, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki ondan, verdikleri sözleri yerine getiren, kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde Rabbimizden korkarız” diyerek Allah sevgisi için/sevmesine rağmen yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah'ın kulları içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve alçaltıldıkça alçaltılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, -kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir-. Ve orada onlar, karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir mülk ve yönetim göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da karşılık ödenecek niteliktedir. "
Hasan Basri Çantay : (Evet) gümüşden (yaratılmış) billurlar ki mıkdarını (sâkıyler) ta'yin etmişlerdir.
Hayrat Neşriyat : Gümüşten billûrlar ki, onları belli şekillere göre (Cennet ehli kendileri) takdîr etmiştir.
İbni Kesir : Billurları gümüş gibi parlaktır. Mikdarını onlar takdir etmiştir.
Muhammed Esed : -kristal benzeri, (ama) gümüşten- ve hacimlerini yalnız kendileri tesbit edecek.
Ömer Nasuhi Bilmen : Gümüşten billûrlardır, onları muayyen miktarlarda takdir etmişlerdir.
Ömer Öngüt : Billurları gümüş gibi parlaktır. Onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.
Şaban Piriş : Gümüşten yapılmış billurlar.. Miktarlarını kendileri belirler.
Suat Yıldırım : (15-16) Etraflarında hizmet edenler gümüş kaplar, billur kâseler, gümüşî parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.
Süleyman Ateş : Öyle gümüş kadehler ki onları istedikleri ölçüde takdir etmişlerdir (istedikleri kadar içki alırlar).
Tefhim-ul Kuran : Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tesbit etmişlerdir.
Ümit Şimşek : Gümüşten kadehler ki, iştahlarına göre doldurulmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk : Gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için
TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen
dikkatli olunuz.]