PRP – prefixed particle of purpose lām V – 3rd person masculine singular imperfect verb, subjunctive mood اللام لام التعليل فعل مضارع منصوب
طرفا
ط ر ف | ŦRF
ŦRFE
Tarafen
bir kısmını
a part
Tı,Re,Fe,Elif, 9,200,80,1,
N – accusative masculine indefinite noun اسم منصوب
من
|
MN
mine
-den
of
Mim,Nun, 40,50,
P – preposition حرف جر
الذين
|
ELZ̃YN
elleƶīne
kimseler-
those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun, 1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun اسم موصول
كفروا
ك ف ر | KFR
KFRWE
keferū
inkar eden(ler)
disbelieved
Kef,Fe,Re,Vav,Elif, 20,80,200,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb PRON – subject pronoun فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
أو
|
ÊW
ev
yahut
or
,Vav, ,6,
CONJ – coordinating conjunction حرف عطف
يكبتهم
ك ب ت | KBT
YKBTHM
yekbitehum
ve perişan etsin de
suppress them
Ye,Kef,Be,Te,He,Mim, 10,20,2,400,5,40,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb, subjunctive mood PRON – 3rd person masculine plural object pronoun فعل مضارع منصوب و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
CONJ – prefixed conjunction fa (and) V – 3rd person masculine plural (form VII) imperfect verb, subjunctive mood PRON – subject pronoun الفاء عاطفة فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
خائبين
خ ي ب | ḢYB
ḢEÙBYN
ḣāibīne
umutsuz olarak
disappointed.
Hı,Elif,,Be,Ye,Nun, 600,1,,2,10,50,
N – accusative masculine plural active participle اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |لِيَقْطَعَ: kessin diye | طَرَفًا: bir kısmını | مِنَ: -den | الَّذِينَ: kimseler- | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | أَوْ: yahut | يَكْبِتَهُمْ: ve perişan etsin de | فَيَنْقَلِبُوا: dönüp gitsinler diye | خَائِبِينَ: umutsuz olarak |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ليقطع LYGŦAkessin diye | طرفا ŦRFEbir kısmını | من MN-den | الذين ELZ̃YNkimseler- | كفروا KFRWEinkar eden(ler) | أو ÊWyahut | يكبتهم YKBTHMve perişan etsin de | فينقلبوا FYNGLBWEdönüp gitsinler diye | خائبين ḢEÙBYNumutsuz olarak |
Kırık Meal (Okunuş) : |liyeḳTaǎ: kessin diye | Tarafen: bir kısmını | mine: -den | elleƶīne: kimseler- | keferū: inkar eden(ler) | ev: yahut | yekbitehum: ve perişan etsin de | feyenḳalibū: dönüp gitsinler diye | ḣāibīne: umutsuz olarak |
Kırık Meal (Transcript) : |LYGŦA: kessin diye | ŦRFE: bir kısmını | MN: -den | ELZ̃YN: kimseler- | KFRWE: inkar eden(ler) | ÊW: yahut | YKBTHM: ve perişan etsin de | FYNGLBWE: dönüp gitsinler diye | ḢEÙBYN: umutsuz olarak |
Abdulbaki Gölpınarlı : O, kâfirlerin ileri gelenlerinden bir kısmını öldürmek, bir kısmını da baş aşağı edip ümitsiz bir hale getirerek döndürmek için yardım etti size.
Adem Uğur : Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler diye, size yardım eder.
Ahmed Hulusi : (Allâh bunu) hakikati inkâr edenlerden bir kısmını kesip (mahvetmek), diğer bir kısmını da rezil bir şekilde geri dönmeleri için (yaptı).
Ahmet Tekin : Allah bu yardımı, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin liderlerinin, askerî erkanının kökünü kazısın veya onları perişan etsin de, ümitsiz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Ahmet Varol : İnkar edenlerden bir tarafı kesmek yahut bozguna uğratıp eli boş bir halde geri dönmelerini sağlamak için (Allah yardım ulaştırır). [17]
Ali Bulaç : (Ki bununla) İnkâr edenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları' tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'
Ali Fikri Yavuz : Böylece Allah, o kâfir olanlardan bir kolu kessin veya perişan etsin de, geri kalanlar keder ve ziyan içinde dönüp gitmiş olsunlar.
Bekir Sadak : (126-12) 7 Allah bunu, ancak size mujde olsun ve boylece kalbleriniz yatissin diye yapmistir. Inkar edenlerin bir kismini kesmek veya umidsiz olarak geri donecek sekilde bozguna ugratmak icin gereken yardim, ancak guclu ve Hakim olan Allah katindan olur.
Celal Yıldırım : (Allah) kâfirlerden bir kısmını koparıp ayırsın veya başaşağı etsin diye (yardımda bulunmuş) ve bu sebeple onlar hüsrana uğrayarak yüzüstü gelmişlerdir.
Diyanet İşleri : Bir de Allah bunu, inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Diyanet İşleri (eski) : (126-127) Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.
Diyanet Vakfi : (127-128) Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler -ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur- yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler.
Edip Yüksel : Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Allah bu yardımı) inkâr edenlerden bir kısmını kessin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yaptı).
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de hayal kırıklığına uğramış olarak dönüp gitsinler diye.
Elmalılı Hamdi Yazır : ta ki o küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de haib-ü hasir dönüb gitsinler
Fizilal-il Kuran : Allah kafirlerin bir bölümünü kırıma uğratmak ya da bozguna düşürüp umutsuz biçimde geri dönmelerini sağlamak için size zafer kazandırdı.
Gültekin Onan : (Ki bununla) Küfredenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak' onları tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler. (kalebenin nerede olduğu bulunacak)
Hakkı Yılmaz : (123-127) "Ve andolsun, sizler güçsüz iken, Allah, kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödersiniz diye size Bedir'de yardım etti: Hani sen inananlara, “Rabbinizin, indirilen/ hulûl ettirilen üç bin haberci âyetle size yardım etmesi size yetmez mi?” diyordun. Eğer sabreder ve Allah'ın koruması altına girerseniz, evet sizi Rabbiniz destekler. Ve eğer onlar, ansızın üzerinize gelseler, Rabbiniz size işaretlenmiş /eğiten/ gönderilmiş beş bin haberci âyetle yardım eder. Ve Allah, bu yardımı size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Ve bu yardım, sırf Allah, kâfirlerden; Kendisinin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş olan kimselerden bir kısmının kökünü kessin yahut onları perişan etsin de kaybeden kimseler olarak dönüp gitsinler diye, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olan ve en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapan Allah katındandır. Öyleyse Allah'ın koruması altına girin. "
Hasan Basri Çantay : (Bir de Allah bu imdadı) küfredenlerden ileri gelenleri (n kafasını) kessin, yahud onları tepesi aşağı getirsin de (geri kalanlarda) emellerine kavuşamayan (bedbaht) lar olarak dönüb gitsinler diye (yapdı)
Hayrat Neşriyat : Tâ ki inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya onları perîşan etsin de maksadlarına erişemeyen kimseler olarak dönüp gitsinler!
İbni Kesir : Küfredenlerin bir kısmını kessin veya perişan etsin de ümitsiz olarak geri dönüp gitsinler diye.
İskender Evrenosoğlu : (Ve bu yardım), kâfirlerden bir kısmını kesmek (helâk etmek) veya onları perişan etmek, böylece bozguna uğrayarak dönüp gitmeleri içindir.
Muhammed Esed : (ve) O, hakikati inkara şartlanmış olanlardan bazısını (sizin vasıtanızla) mahvetsin, diğerlerini de öylesine alçaltsın ki ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye (bunu emretti).
Ömer Nasuhi Bilmen : Tâ ki, o küfredenlerden bir kısmını kessin, veya onları mağlûp etsin de hâip ve hâsir oldukları halde geri dönüp gitsinler.
Ömer Öngüt : Allah kâfirlerden bir kısmını koparıp ayırsın veya onları perişan etsin de, bu sebeple onlar hüsrana uğrayarak geri dönüp gitmiş olsunlar.
Şaban Piriş : (126-127.) Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması, kafir olanların da bir kısmını yok edip veya perişan ederek ümitsizce geri dönmeleri için yapmıştı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.
Suat Yıldırım : Evet, Allah Teâlâ kâfirlerden ileri gelenleri imha etmek veya onları başaşağı ederek ümitsiz bir hale düşürmek için size bu imdadı gönderdi.
Süleyman Ateş : İnkâr edenlerden bir kısmını kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).
Tefhim-ul Kuran : (Ki bununla) Küfre sapanların ileri gelenlerini kessin (onları helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'
Ümit Şimşek : Bir de, inkâr edenlerden bir kısmını imha etmek, yahut onları baş aşağı çevirip umduklarını boşa çıkarmak için Allah size yardım gönderdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah bunu yaptı ki, küfre sapanlardan bir kısmını bölüp ayırsın veya onları zelîl etsin de yıkık ve ürkek bir halde dönüp gitsinler.
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için
TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen
dikkatli olunuz.]